Popo Dolgusunda Büyük Tehlike: Uzmanlar Kalça Dolgusunun Neden Hayati Risk Taşıdığını Açıkladı
Estetik amacıyla kalçaya uygulanan dolgu işlemlerinin riskleri, uzman uyarılarıyla yeniden dikkat çekiyor. Plastik cerrahlar, özellikle sıvı silikon ve benzeri maddelerin damara karışması halinde emboli gibi hayati tehlikelerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Enfeksiyon, doku ölümü ve dolgunun vücutta yer değiştirmesi gibi sorunlar ise çoğu zaman peş peşe düzeltme ameliyatlarını gerektiriyor.
Popo dolgusunun komplikasyonları nedeniyle pek çok kişi ölümden döndü. X'te gündem olan bu konuya dair bir kullanıcı gerçeği açıkladı:
'Bir İtalyan firma dolgu malzemesi pazarlıyor. Diyor ki, '3-5 yıla kayboluyor. Müthiş sonuç. Ameliyatsız enjektörle popo büyütme. Yan etkisiz. Vücut parçalıyor.' (Yalan) Ama aslında 90'larda Rusyada çıkmış ilk. Rusya, Ukrayna yasaklamış. Yüzde 97 su, yüzde 3 plastik :)) O plastiği vücut yabancı görüyor. Çevresini kaplıyor. Bir kapsül oluşturuyor, sonra o kapsül patlıyor. Kaburgandan dizine kadar yayılıyor. Tüm boşluklarına dağılıyor.
Senin bağışıklık hücrelerin plastiği yutuyor. Ama sindiremiyor. Sindiremedikçe çıldırıyorlar. Ateş, ağır bağışıklık tepkileri. Üstüne kaslarını filan kaplıyor. İçine bakteriler yerleşebiliyor. Plastik korumasında antibiyotik bile etki etmiyor. Bir yandan delirmiş bağışıklığı baskılasan enfeksiyon olacak. Baskılamasan vücut kendini bitiriyor. Çok kötü durum.
Hücrelerine kadar giriyor madde. FDA hiç onay vermemiş. Avrupa vermiş. İlaç patlayınca isim değiştirip yine satmışlar. İlk yıllar sorun yaratması az. 3 yıldan sonra büyük çoğunluk insan popo yüzünden hasta.'
Dolgu damara karışırsa akciğerlerde emboli tablosu gelişebiliyor.
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, yanlışlıkla damar içine yapılan enjeksiyonun emboli gibi hayati risklere yol açabildiğini söylemişti. Erçin'e göre enfeksiyon, doku nekrozu, nodül oluşumu ve dolgunun yer değiştirmesi de sık görülen komplikasyonlar arasında. Bazı hastalarda kalıcı iz ya da fonksiyon kaybı bile söz konusu olabiliyor. Kapsülleşen ya da damara kaçan dolguların düzeltilmesi ise hem zahmetli hem de riskli bir cerrahi süreç gerektiriyor.
ÖLÜM ORANI YÜZDE 25
Bilimsel literatür de bu uyarıları destekliyor. 2006'da Kuzey Amerika Radyoloji Derneği'nin (RSNA) toplantısında sunulan 44 vakalık bir derlemede, sıvı silikon enjeksiyonuna bağlı emboli vakalarında ölüm oranı yüzde 25 olarak bildirildi. Belirtiler çoğunlukla enjeksiyondan saatler sonra ateş ve nefes darlığıyla başlıyordu. Araştırmacılar, enjeksiyon sonrası uygulanan masajın silikonun kan dolaşımına karışma ihtimalini artırabileceğini de dile getirmişti. Bu veriler küçük ölçekli vaka serilerine dayanıyor, ancak risklerin ciddiyetini göstermesi açısından sık atıf yapılan çalışmalar arasında.
VÜCUTTA DOLAŞIYOR, PEŞ PEŞE AMELİYAT GEREKİYOR
Plastik cerrahi uzmanı Prof. Dr. Murat Topalan ise kendi yağ dokusu dışında hiçbir sıvı dolgu maddesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Topalan'a göre silikon, PMMA ve 'biyouyumlu' diye pazarlanan jeller ameliyatsız çözüm gibi sunulsa da yüksek miktarda enjekte edildiğinde yapıldığı yerde kalmayabiliyor. Vücutta dolaşan ya da irin gibi akan dolgu alerjiye ve enfeksiyona yol açabiliyor, mağdurlar kurtulmak için peş peşe ameliyat geçirmek zorunda kalabiliyor.
Vücuda sanayi silikonu enjekte ediyorlar.
'Brezilya popo estetiği' olarak bilinen, kişinin kendi yağının kalçaya aktarıldığı yöntem de risksiz değil. ASAPS, ASPS, ISAPS, IFATS ve ISPRES'in oluşturduğu çok dernekli görev gücü, bu işlemde görülen ölümlerin tamamında yağın damar sistemine karışarak yağ embolisine yol açtığını belirtiyor. Kas içine yağ verilmesi, büyük damarların yaralanma riskini artırdığı için en tehlikeli uygulama olarak görülüyor. ASPS, yağın kasın üzerindeki cilt altı katmanına enjekte edilmesini öneriyor.
Teknik değişiklikler fark yarattı. 2017'de yapılan ankette risk yaklaşık 3 binde 1 olarak hesaplanırken, sonraki anketlerde bu oran yaklaşık 15 binde 1'e geriledi. Yine de enjekte edilen yağın yüzde 20 ila 40'ının zamanla emildiği, nihai şeklin ise üçüncü ile altıncı aylar arasında netleştiği hatırlatılıyor. Topalan da yağın kas içine verilmemesi, doğru anatomik planda ve deneyimli ellerde uygulanması gerektiğini söylüyor.
Uzmanların ortak önerisi, işlemi yaptıracak kişinin acele etmeden araştırma yapması. Erçin; yetkinliği ve diplomayı sorgulamayı, kliniğin Sağlık Bakanlığı onaylı ve steril olmasını şart koşuyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Prof. Dr. Naci Karacaoğlan ise estetik operasyonların yoğun bakım imkânı olan tam teşekküllü hastanelerde yapılması gerektiğini belirtiyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nden Prof. Dr. Eksal Kargı da 'merdiven altı' uygulamalarda sanayi silikonu gibi maddelerin vücuda verilebildiğini, bunun çoğu zaman geri dönüşü olmayan zararlar bıraktığını hatırlatıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!






Yorum Yazın